Milletin birleşin çağrısına 'sözde' kulak veren partiler koltuk pazarlıklarını yaptılar ve CHP, DSP seçime birlikte katılma kararı aldı partilerini kapatmadan. DYP ve ANAP ise önce anlaştılar sonra vazgeçtiler. Pazarlık sürecini tamamlayamadılar. AKP, milletinden çekindiğinden tabanını boşverip 'biz o kadar da radikal değiliz, korkmayın' imajı için CHP 'den aday transfer etti. CHP de 'korkmayın biz solcu değiliz' demek için 'merkez sağ' dan adaylar transfer etti. Kimin sağcı kimin solcu olduğu iyice karıştı. Parti tabanı falan kalmadı. Halkın kafası iyice karıştı. Sağcı solcu kiminle konuştuysam kime oy vereceğini bilemiyor. 'Eski solcular' duvarlardan Atatürk resimlerini indirten, hatta tarikat toplantılarında pervasızca Atatürk'e hakaret eden cumhuriyet karşıtı insanların partisine 'vitrin' oluyor. Ve aklı selim insanlar ne yapacağını, kimi seçeceğini bilemiyor. Aklı selim insanlar, sınırlarımızı ihlal ederek gövde gösterisine kalkışan Amerika uçaklarına devletin niçin tepki veremediğini bilemiyor. Niçin Nato'da olduğumuzu anlayamıyor. Sözde iyi giden ekonominin niçin gençlerimize iş yerine silah verdiğini anlamıyor. İnsanımız Amerikan işgali altındaki Kuzey Irak'tan yönetilen ve tekrar hortlayan teröre kurban verdiği evlatlarına ağlıyor. Vatandaşının, başkentin göbeğinde bile can güvenliğini sağlayamayan devlet şu anda seçim çalışmalarıyla meşgul. Cumhurbaşkanıyla küs, TSK ile dargın. Muhalefet de yılların özlemiyle iktidara gelmek istiyor. Bir seçilsin de gerisi kolay. Nasıl olsa bi şekilde idare eder. Planları var mı? güçlü bir dış siyaseti becerebilecek mi? yoksa AKP'nin yolundan giderek Amerikanın desteği benimle olsun da gerisi önemli değil mi diyecek.... Bu arada ikinci bir Susurluk vakası yaşandı ama kimse bu konuyla ilgilenemeyecek kadar meşgul. Zaten birinci susurluk vakalarının kahramanları şimdi siyasetin içinde... Medya ilkesiz. Medya düşüncesiz. Medya da sadece koltuğunu sağlama almak için, günü kurtarmak için haber yapıyor.
Türkiyenin içte ve dışta çok büyük dertleri var. Ama en büyük dert halkının can güvenliğidir. Lideri hapiste olan bir terör örgütünün hala masumları öldürmesidir en büyük dert. Can güvenliği olmayan bir memleketin başka bir önceliği olamaz. Can güvenliği olmayan bir devlette demokrasiden söz edilemez. Can güvenliği olmayan bir ülkede ekonomi düzelemez. Can güvenliği olmayan bir ülke dış siyasette başarılı olamaz. Sınırlarımız niçin güvenli değil.? Kuzey Irak'tan bomba yüklü teroristler ellerini kolarını sallayarak sınırlarımıza nasıl giriyor? Niçin aptal bir terör örgütüne dur diyemiyoruz.? Amerika ve Irak yardımıyla 'bağımsız Kürdistan' kurmaya çalışan bu aptal terör örgütüne dur demek gerçekten bu kadar zor mu? Aklı selim insanlar bunu anlayamıyor? kime oy vereceğini seçime bu kadar az bir zaman kala halen bilemiyor? Önümüzde yaklaşık 2 ay var. Bu iki ay içinde seçime girecek siyasi partiler arasındaki 7 farkı bulmaya çalışacağız. ve oy vereceğiz.
*************************************************
Medya'da halen temiz kalmış, korkusuzca yazan yazarlar da var. Bunlardan biri de Necati Doğru.
Necati Doğru'nun köşe yazılarını çok beğeniyorum.. Bazen bakıyorum gönlümden geçeni yazıvermiş. Sağolasın Necati Doğru. diline kalemine kuvvet.....
31.05.2007 TARİHLİ VATAN GAZAETESİ NECATİ DOĞRU'NUN YAZISI İÇİN
http://www7.gazetevatan.com/root.vatan?exec=yazardetay&sid=&Newsid=121724&Categoryid=4&wid=108
***************************************************
|