içimdekiler

6/5/2008 - BLOG İSMİMİN ANLAMI

İSMİMİN NERDEN GELDİĞİNİ MERAK EDENLERE.....

Sevgili Can YÜCEL'in çok sevdiğim şiirinde geçen bir tanımlamadır bu... Aynı zamanda içinde hoş bir ironi barındırıyor benim açımdan... Etrafımda gördüğüm bir sürü insandan hep ''farklı'' hissettim kendimi. Ama bir yandan da hep eksikliklerimi, komplekslerimi bildim düşündüm. Bu sebeple bu isim bana hoş geldi. Kontes ama sidikli...:)))

ve o sevdiğim şiir tekrar....

SEVGİ DUVARI

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
dilimizde akşamdan kalma bir küfür
salonlar piyasalar sanat sevicileri
derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
yakanda bir amonyak çiçeği
yalnızlığım benim sidikli kontesim
ne kadar rezil olursak o kadar iyi
kumkapı meyhanelerine dadandık
önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
çöpçülerin elleriyle okşardın beni
yalnızlığım benim süpürge saçlım
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
baktım gökte bir kırmızı bir uçak
bol çelik bol yıldız bol insan
bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
                               CAN YÜCEL

3 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/4/2008 - ironik bir anektod....

Sevgili anneanemin Akp'ye oy verdiğini öğrendim. Niçin diye sordum: ''Dinibütün çalışkan çocuklar'' dedi. ''Bu adamların niyeti belli anneanne. Ya şeriatı getirirlerse'' dedim. ''Yok canııııım koskoca ordu var be ya'' dedi. :))) 

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

7/4/2008 - ETKİ- TEPKİ

ETKİ:   Fethullah Gülen güdümündeki siyasi parti, çalışır.. İktidar olur. Çalışmaya devam eder. Amaç bellidir. Partinin ileri gelenleri muhafazakarlıkları ile ünlüdür. Rejim ve laiklik karşıtı söylemleri herkesce bilinir. Ama yine de çok da dile getirmeden faaliyetlerine devam ederler. %47 aldıkları ikinci seçimden sonra biraz  daha rahatlarlar. Küstahlaşırlar.

TEPKİ:  Devlet sistemiyle,yargısıyla, aydınlarıyla vatandaşlarıyla tepki verir. Halkı cumhuriyet yürüyüşleri ile sokaklara dökülür. Yargısı kapatma davası açar.

KARŞI TEPKİ:  İktidar, birşey yapmak kendini sağlama almak zorundadır. Görünen odur ki bu ülkede kendilerine karşı olan başlıca 2 kurum vardır. Bu iki kurum zayıflatılmalıdır. Birde ''Laik elitler''

Yargıyı , aydınları  bir çete olarak göstererek bir taşta 2 kuş vurmak isterler. Hatta bu işi biraz daha ileri götürüp yobaz cinayet ve katliamları da olmayan bu çetenin faaliyetleri gibi göstererek bir taşla 3 kuş vurmak isterler. ki yargı ve aydınlara olan güven azalsın. Hatta çeteye bir de ordu mensuplarını ekleyip ki bir taşla 4 kuş vurmak isterler. Zaten zamanında medyanın bir kısmını satın alarak bir kısmını tehdit ederek, sevilen yazarlarını işten attırarak hem medyayı ellerine almış hem de halkım medyaya olan güvenini de sarsarak bir kaç kuşu da o zaman vurmuşlardır.

TEPKİ: Bundan sonrasını hep birlikte göreceğiz. Bakalım yargı ve ordu buna nasıl tepki verecek? Bu tepki kimlere zarar verecek? Arada kimler yanacak? Tarih tekerrür edecek mi?

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

6/4/2008 - ''DOST İYİLİKSEVER'' AMERİKA

"Türkiye’deki yargı darbesine Amerika müdahale etmeli... başlıklı yazı için http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=171474

 

 

 

 

       Sevgili dostumuz ''  iyiliksever Amerika'' sağolsun Türkiye!nin iyiliği için Bağımsız Yargı'ya karışmalıymış. Çünkü ''İyiliksever Amerika'' ortadoğu ülkelerindeki ''demokrasi'ye '' çok önem verir. Hatta demokrasi götürmek için askeriyle topuyla tüfeğiyle gider, o ülkeye ''demokrasi'' götürür. Bu yolda şehitler verir. Askerini feda eder. Sivil halkı öldürür. Sınırlarından binlerce km uzaktaki ülkelere Demokrasi götürmek için.

       Şimdi de  AKP ye açılan kapatma davası için çok üzülüyor. Türkiye 'de demokrasiye vurulmuş darbeye çoook üzülüyor. ''Atatürk'e fanatik derecede bağlı eski Cumhıriyetçi Laik elitlere'' kalmamalı bu ülke diye düşünüyor. Demokrasi ile iktidara gelmiş, 5 yıldır da gemisini bir şekilde yürütmüş, kendi sözünden çıkmayan bir partinin kapatılmasını hazmedemiyor. Laik elitler Türkiye'nin ekonomik istikrarını bozmak için hareket  ediyomuş...

      Hangi ekonomik istikrar? Bu istikrar herhalde Amerika açısından türk ekonomisinin stabilitesini sağlamak olmalı. Yoksa ''eltiyle,gerikalanıyla ben herhangi bir vatandaşın Türkiye de ekonomik bir istikrar falan gördüğünü sanmıyorum. Sadece dolar'ın artmaması ile Türkiye ekonomisi iyi gidiyor diyenler mi var? İşsizlik aynı, sosyal güvenlik çökmüş. Hangi istikrar?

       ''Dost Amerika'' tiksinir gibi bahsettiği ''Laik elitlere'' mi vize veriyor ülkesine giriş için, yoksa sade vatandaşımıza mı? Hangisini istiyor ülkesinde? Hangisine büyük şirketlerinde iş veriyor? Kimdir bu Laik Elit diye bahsedilenler? Modern, ünivesite mezunu, okuyan ülkesinden haberdar olan Atatürk ilkelerine gönülden bağlı bir avuç insan mı? Amerikanın doğru tespiti şudur: Evet Türkiyede uzun bir süredir tabanından , varoşlardan, ideolojisinden kopuk, hiçbir proje üretmeyen sadece laiklik konusunda hassas gibi duran bir Chp var. Atatürk'ün partisi. Toplam seçmenin %20sidir bu. Bir de

radikal İslamcı bir kitle vardır. Ama bakmayın, şu anda Akp adı altında %47 oy aldıklarına. Hem AKP yöneticilerinin, hemde Amerika'nın yanılgısı şudur ki bu %47; merkez sağda ve solda oy verecek parti bulamayanların  tepki oyudur. Böyle gelinmiştir % 47'lere. Yoksa Türkiye'deki radikal islamcıların oy oranı %10'lara bile gelmez bu ülkede... Amerika'nın deyimiyle bir avuç gibi göstermeye çalıştığı Atatürkçülerin sayısı asla %90'ların altına düşmez bu ülkede. Bu ülke vatandaşı sadece laik değildir. Aynı zamanda milliyetçidir. Şehitlerini gururla bağrına basar. ''Feda olsun vatana'' der biricik oğlu için analarımız. Devletinin üstüne oturduğu ilkeler iktidar falan tanımaz. Devleti, sistemi Atatürk ilkeleriyle sağlamdır. sabittir. Rejim değişkliği isteyen %47 ile değil %70 ile de iktidara gelse tepki verir sistem. Geçmişte vermiştir. gelecektede verecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Bu tepki elbette ülkeyi geriye götürür. Hatta böyle durumlarda en çok nedense hep o bahsi geçen ''laik elitler'' zarar görür. ama bu olur. Bu yüzden öncelikle laik elitler istemez bunu. Ama dara düştüğünde o da güvenir buna...

     ''Dost Amerika'' boşuna endişe etmesin. Laiklik de demokrasi de kimsenin korumasına ihtiyaç duymaz Türkiye'de... Laiklik de demokrasi de elitlerin korumasında değildir Türkiye'de... Köylerdeki analarımızda, şehirlerdeki umarsız gençlerimizde  sadece laikliğin değil tüm Atatürk ilkelerinin bekçisidir Türkiye'de.... Düşmanlar hayal kurmasın, Dostlar endişe etmesin...

    

    

 

  

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

2/1/2008 - 2008 'den BEKLENTİLERİM...

Hoşgeldin 2008.

Her yeni yıl insana yeni umutlar edinmesi için bir fırsattır. İnsanlar kötü bir yıl geçirmişlerse bile 31 Aralık ile 1   ocak arasında bir fark olmadığını bile bile umutlanırlar. Yeni yıldan beklentileri vardır. İnsanın umutlarının yeşermesi için çok güzel bişeydir bu..

  Ben de kendi adıma umutlarımı, dileklerimi dile getirmeye karar verdim bugün.2008'de kimsenin aç kalmadığı, bir Türkiye istiyorum. Sağcısı, solcusu, türbanlısı türbansızı, Türk'ü, Kürt'ü,Ermeni'si, Rum'u Çerkez'i herkesin hoşgörü ve barış içerisinde yaşadığı, farklılıklarının tadını çıkardıkları, birlikte yaşamaktan mutlu oldukları, herkesin birbirine sevgi ile baktığı bir ülke istiyorum. Kin ve intikam duygusunun yerine hoşgörü ve sevginin kalplerde yeşerdiği bir Türkiye... İnsanların eğitime önem verdiği, herkesin kitap okuduğu, herkesin müzik dinlediği, herkesin sevdiği işi yapttığı ve işini en iyi şekilde yaptığı bir Türkiye.. Kız çocukların 2. sınıF olarak anılmadığı, tecavüze uğramadığı, namus adına öldürülmediği bir Türkiye... Kadın, erkek herkesin elele vererek, ülkesi için çalıştığı bir Türkiye.. Gençlerin, insanların saçma sapan tv programları ile uyutlmadığı bir Türkiye... Milliyetçilik lafının eline silah alıp vatan için adam öldürmek yerine herkesin yaptığı işi en iyi şekilde yaparak ülkesini geliştirmek olarak algılandığı bir Türkiye... Din, inanç kavramlarını herkesin özgürce tartışabildiği, herkesin birbirinin inancına saygı gösterdiği bir Türkiye, Dinin sadece her insanın kalbinde kaldığı bir Türkiye. Kadın ve erkeğin birbirlerine sevgi ve saygı ile yaklaştığı, gençlerin aşkı sevgiyi en dürüst şekilde yaşadığı, Namus kavramının  iki bacak arasında değil beyinde olduğunun anlaşıldığı bir Türkiye...

   Başbakanının, cumhurbaşkanının tüm bürokratlarının vatandaşı azarlamak yerine herkese eşit davrandığı bir Türkiye... Anne babanın çocuklarını sevdiği, komşunun komşuya saygı sevgi gösterdiği, silah'ın sadece askerin elinde olduğu bir Türkiye...İnsanının devletine, yargısına, basınına güvendiği bir Türkiye.... 

        Çok mu ütopik oldu????

2 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

..............

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

  • HAYATA DAIR YORUMLARIM
  • INTIHAR
  • SEVDIGIM KITAPLAR
  • SEVDIGIM SIIRLER
  • YAZDIKLARIM
  • Arkadaşlarım

    enguzelgunler
    onuruysal
    uygarradikal
    sophia
    mabutuner
    antartika